Okullar ne zaman açılacak? 2017-2018 Eğitim öğretim yılı | Kayaşehir İstanbul

SON DAKİKA

Okullar ne zaman açılacak? 2017-2018 Eğitim öğretim yılı

Milyonlarca öğrenci bu sorunun yanıtını merak ediyor. Okullar ne zaman açılacak? 2017-2018 Eğitim öğretim yılı için geri sayım başladı. 18 Eylül’de ders zili çalacak. 2017-2018 Eğitim öğretim yılı yarı yıl tatili ise 19 Ocak’ta başlayacak.

Bu haber 21 Temmuz 2017 - 14:52 'de eklendi ve 9 kere okundu kez görüntülendi.

Okullar’ın yaz tatiline girmesinin ardından öğrenci ve veliler 2017-2018 eğitim öğretim yılının ne zaman başlayacağını merak etmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde MEB tarafından yapılan duyuruda Okulların 18 Eylül’de açılacağı duyuruldu. Milyonlarca öğrenci 2017-2018 Eğitim öğretim yılında ilk ders zilini 18 Eylül’de duyacak.

2017/2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILINDA OKULLAR NE ZAMAN AÇILACAK?

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hazırlanan 2017-2018 eğitim öğretim yılı çalışma takvimiyle ilgili genelge, illere gönderildi.

Buna göre, 2017-2018 eğitim ve öğretim yılı birinci kanaat dönemi, 18 Eylül 2017 Pazartesi günü başlayacak ve 19 Ocak 2018 Cuma sona erecek.

Yarıyıl tatili, 22 Ocak 2018-2 Şubat 2018 tarihleri arasında yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 5 Şubat 2018 Pazartesi başlayacak ve 8 Haziran 2018 Cuma sona erecek.

2018-2019 eğitim öğretim yılı ise 18 Eylül 2018 Pazartesi başlayacak.

YENİ MÜFREDAT AÇIKLANDI

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, zorunlu din dersi  müfredat taslağının gelecek hafta açıklanacağını belirterek, taslağın bir hafta  askıda kalacağını bildirdi.

Yılmaz, yeni müfredatla ilgili açıklamalarının ardından basın  mensuplarının sorularını yanıtladı.

Evrim Teorisi’nin yeni müfredattan çıkarılıp çıkarılmadığına ilişkin  bir soru üzerine Bakan Yılmaz, ortaöğretim düzeyinde her dersin kendi bilimsel  gelişimi çerçevesinde öğrencilerin seviyelerine uygun kuramlara yer verildiğini  anlattı.

Coulomb Yasası, Avogadro Yasası, Kosinüs Teoremi, Pauli’nin Dışarlama  İlkesi ve Toriçelli Deneyi gibi konuların doğrudan müfredatta yer aldığına  dikkati çeken Yılmaz, bazı yasaların ise gerektiği kadar içeriğe alındığını  söyledi.

Ancak öğrenci seviyesinin üzerinde yer alması ve öğretim  programlarının kapsamı ile doğrudan bir ilgisi olmadığından Gauss Yasası, Maurre  Yasası, Sabit Evren Teoremi gibi konuların öğretim programlarında yer almadığını  bildiren İsmet Yılmaz, “Bu noktada evrim konusunun, tarafları ve karşıtları  şeklinde ikiye bölünmüş bir tarafgirlikle şairin ‘insanlar hangi dünyaya kulak  kesilmişse öbürüne sağır’ ifadesinde tespit ettiği bir kör döğüşü içinde ve  bilimsel zeminin dışında tartışıldığını üzülerek gözlemlemekteyiz.”  değerlendirmesini yaptı.

Öğretim programlarının dikkatli ve bütünlüğü içinde incelendiği  yaklaşımlarının net olduğunu anlatan Yılmaz, şunları ifade etti:

“Biyoloji dersinde doğa tarihi konusunu vermediğimiz için ezberci bir  eğitime saplanmamak için kök hücre tedavisi, antibiyotik, gen teknolojisi gibi  konular vesilesiyle evrim teorisinin biyoloji ve teknolojide gündelik  hayatta  uygulamaları verilmiştir. Bu noktada evrim teorisinin kavram setinde yer alan  mutasyon, seçilim, adaptasyon var. Bunlar biyoloji programımızda yer almakta.  Konunun felsefi boyutlarıyla ele alınıp kavranması için çatıyı felsefe dersinde  kurmuş bulunmaktayız. Doğa tarihi evrimsel biyoloji ve kuramın tarihsel gelişimi  ise daha detaylı biyoloji eğitimi alınabilecek üst düzey öğretim kurumu olan  üniversitelere bırakılmıştır.”

Evrim Kuramı’nın bir teori olarak açık, sade ve rahat bir şekilde  anlaşılabilmesi için öğrencilerin bir felsefi altyapıya sahip olması gerektiğinin  altını çizen Bakan Yılmaz, “Yeni öğretim programları bağlamında getirdiğimiz  10’uncu sınıf felsefe dersinde, akıl yürütme, spekülasyon becerilerini gençlere  kazandırma amaçlanıyor. Bu beceri kazandırıldıktan sonra 11’inci sınıf felsefe  dersinde ontoloji konusu tarihi gelişim içinde verilecektir. Doğal olarak bu  gelişimin duraklarından biri olan evrimin yanı sıra diğer ontolojik ve kozmolojik  görüşler de verilecektir.  Biz evrim konusunda bir seviyelendirme, öğrenci  gelişim düzeylerine uyumlandırma ve disiplinler arası bir yaklaşımı getirdik.”  ifadelerini kullandı.

Yılmaz, fizik dersindeki elektrik devreleri konusunda Kirşof Yasası  ile Akımlar ve Gerilimler Kanunu’nu bir üst öğrenim düzeyine bıraktıklarını  belirtti.

İsmet Yılmaz, herkesin evrim konusunun üst eğitim programına  bırakılmasını konuştuğunu ancak Kirşof Yasası gibi konularda görüş beyan  etmediğini, bu tartışmanın bilimsel gerçeklikten hareketten ziyade, bir tarafta  yer alma ve o doğrultuda bir görüş bildirme üzerinden yapıldığı  değerlendirmesinde bulundu.

Fizikte Maxwell Denklemleri’nin yorumlanması ile elektromanyetik  dalgaların oluşum yollarının açıklanması ile “x” ışınları elde edilme yolları ve  canlılar üzerindeki etkileri gibi konuların da üst öğrenim kurumuna bırakıldığını  aktaran Yılmaz, bu konular üzerinde de bir yorumun getirilmediğini dile getirdi.

Kimya dersinde de elektromanyetik ışınların dalga ve tanecik  karakteri, elektromanyetik spektrum, sistem ve iç enerji konularının da üst  öğrenim programına bırakıldığını bildiren Bakan Yılmaz, kelam dersinde Eşarilik  ve Maturidilik arasındaki görüş ayrılıkları konusunun da seviye üstü  değerlendirildiğinden bir üst öğrenim kurumuna bırakıldığını kaydetti.

Gelecek hafta zorunlu din dersi askıya çıkıyor

Yılmaz, bir soru üzerine, zorunlu din dersi müfredat taslağının  gelecek hafta açıklanacağını belirtti.

Askı süreci için bir haftalık süre vereceklerini aktaran İsmet Yılmaz,  “Bütün görüşleri aldıktan sonra yetiştirebilirsek, ki yetiştirebileceğimizi  düşünüyoruz. Önümüzdeki eğitim öğretim yılında yeni müfredatla başlayacağız.”  dedi.

Yılmaz, bir başka soru üzerine, Milli Mücadele’nin önderi ve  Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerine, milli  mücadelenin millete açtığı ufkun getirdiği fikri gelişimin gereklerine öğretim  programlarında açıkça yer verdiklerini kaydetti.

Milli Mücadele’nin ve tam bağımsızlığın öneminin programlarda her  fırsatta vurgulandığını aktaran Bakan Yılmaz, “Bakanlığımız tarafından yenileme  çalışması tamamlanan öğretim programlarının temelinde bilimsellik, çağdaşlık,  akılcılık, ilericilik, millilik nitelikleri vardır. Cumhuriyet’in kuruluşundan  itibaren temel eksen olarak kabul edilen bu temel, bizim eğitim anlayışımızın da  temelidir. Atatürk’ün Cumhuriyet’in kuruluşunda eğitim konusunda gösterdiği  amaçlar, eğitim bilimlerinin ve derslerinin içinde yer aldığı ilgili bilim  alanlarında dikkate alınarak ifade edilmiştir.” diye konuştu.

İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi konularına ilişkin de detayları  paylaşan Yılmaz, bu derste Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1. Dünya Savaşı’na kadar  süren eğitim ve askerlik hayatının içinde bulunduğu toplumun siyasi, sosyal ve  kültürel yapısı ile ilişkilendirilmesi, ayrıca eğitimi, öğretmenlerinin  kişiliğinin oluşumuna etkilerinin değerlendirilmesi, Selanik, Manastır, İstanbul,  Şam ve Sofya şehirlerindeki siyasi ve sosyal ortamı ile okuduğu kitapların yerli  ve yabancı düşünürlerin fikir akımlarının etkileri ile Çanakkale Cephesi’ndeki  zaferler ve milli mücadele gibi konuların yer aldığını anlattı.

İsmet Yılmaz, bu derste ayrıca Milli Mücadeleye katılan İsmet İnönü,  Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak, Sütçü İmam, kadın kahramanlardan Halide onbaşı,  Şerife Bacı, Fatma Seher Erden, Gördesli Makbule, Tayyar Rahmiye gibi isimlerin  yeni müfredatta yer aldığına vurgu yaptı.

Yılmaz, bu derste öğretilecek başlıkları saydıktan sonra, “Şimdi  sorarım. Atatürk’ün hangi kazanımıyla ilgisi vardı da çıkarıldı? Hangi konu eksik  kaldı? Tek kimse söyleyebilir mi? Atatürk’e ilişkin öğretilmesi gereken ancak  çıkarılan hiçbir konu yoktur. ” ifadelerini kullandı.

Gerçek Atatürkçülüğün, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’i güçlendirmekten  geçtiğini vurgulayan Bakan Yılmaz, “Eğer Türkiye’yi siz borç alan bir ülke  durumuna getiriyorsanız, Atatürkçülükten bahsettiğinizde doğru bir şey yapmış  olmuyorsunuz. Eğer Türkiye yardım alan bir ülke idi ise siz o zaman Atatürk’ü  anlamamışsınız demektir. Türkiye’yi güçlü kılarsanız, en büyük Atatürk’ün yolunda  ilerliyorsunuzdur. Eğer Türkiye’yi muhtaç hale getirirseniz, o zaman sözde  Atatürkçü olursunuz. Biz sözde değil özde Türkiye Cumhuriyeti’ni güçlendirmek  için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Pilot program başlıyor

Ortaokul 5’inci sınıflarda yabancı dil ağırlıklı eğitim hedefine  ilişkin bilgi veren Yılmaz, yeni uygulamayı pilot illerden başlatacaklarını,  sonuca göre yabancı dil eğitimini Türkiye’nin tamamında gerçekleştireceklerini  ifade etti.

İsmet Yılmaz, “Şu anda atanmak üzere bekleyen İngilizce  öğretmenlerinin hepsini alsak bile ihtiyacımızı karşılamıyor. Buradan mevcut  İngilizce öğretmenlere hizmet içi eğitimlerin arttırılması lazım. Hepsini alsak  bile ihtiyacımız var. O halde Türkiye’de İngilizce eğitimi veren kurslar,  üniversiteler ve diğer okullar dahil bir iş birliği yapılması lazım.” dedi.

Pilot okullarda zorunlu derslerin yanı sıra toplam zorunlu yabancı dil  dersi verileceğini, uygulama sürecinde öğretmen eğitimleri ölçme, değerlendirme  sisteminin yeniden yapılandırılması ve izleme değerlendirme çalışmalarında  bulunulacağını ifade eden Yılmaz, “Pilot okulların belirlenmesi amacıyla 81 ilden  belirli kriterlere göre uygulama yapacak okulların listesi şu an için 681 olarak  belirlendi. Yaklaşık öğrenci sayısı ise 120 bine yakın. İnşallah bu uygulama  başarılı olduğunda, diğer okullarımıza yansıtacağız.” diye konuştu.

“Doğrusunun aslından öğrenilmesi lazım”

Yeni müfredatta cihat kavramına yer verilip verilmeyeceğine ilişkin  bir soru üzerine Yılmaz, bu kavramın imam hatip liselerinde fıkıh ve temel dini  bilgiler derslerinde yer aldığını belirtti.

Cihat ile ilgili kavramın Kur’an-ı Kerim’de bir ayette geçtiğine  işaret eden İsmet Yılmaz, şöyle konuştu:

“Dolayısıyla siz buna yok deseniz de o yok olmuyor. Dolayısıyla o  halde doğrusunu ve çerçevesini evlatlarımıza öğretmemiz lazım. Bunu yaparsak  yanlış anlamaları da ortadan kaldıracağız. Dört başı mamur şekilde cihat  kavramının evlatlarımıza verilmesi bu ülkenin en büyük kazanımıdır. Cihadın  gerçek anlamı ülkenizi sevmektir, vatanınızı sevmektir. Kırmak, dökmek, savaşmak  bunun içine girmez. Ama vatan koruması gerekiyorsa Mehmetçik, asker niye var?  Niçin şehitlerimiz var? Dolayısıyla cihadın ne olup olmadığının öğretilmesi de  bizim Bakanlığımızın asli görevleri arasındadır. Bundan rahatsız olmaya gerek  yok. Sizin dışınızdaki birileri cihat kelimesini ortaya attığında, bizim gençler  bunu merak edip yanlış yerden mi bilgi edinmesi daha doğru olur, yoksa böyle bir  şey dinimizde var, doğrusu nedir diye onun aslından öğrenmesi lazım. Dolayısıyla  biz cihat kavramının ne olduğunu ve ne olmadığını din derslerinde, fıkıh  derslerinde evlatlarımıza vermek istiyoruz.”

15 Temmuz yeni müfredatta

Güncellenen öğretim programları arasında yer alan 4, 5, 6 ve 7’nci  sınıflarda okutulan sosyal bilgiler dersi öğretim programında “toplumsal  hayatımızda demokrasi” kazanımının işlenmesi sırasında, 15 Temmuz Demokrasi  Zaferi ve Milli Birlik Günü’nün ele alınmasını isteyeceklerini bildiren Yılmaz,  Türkçe dersleri ile Anadolu imam hatip lisesi meslek derslerinde de 15 Temmuz’un  da yer alacağını kaydetti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.