gaziemir çilingir denizli çilingir eskişehir çilingir sancaktepe çilingir sultanbeyli çilingir adana psikolog ankara psikolog antalya psikolog kayseri psikolog izmir psikolog mersin günlük kiralık ev konya günlük kiralık ev ankara günlük kiralık ev beylikdüzü günlük kiralık ev eskişehir günlük kiralık ev antalya günlük kiralık ev izmir günlük kiralık ev gaziantep günlük kiralık ev samsun günlük kiralık ev bursa günlük kiralık ev izmir temizlik şirketleri antalya temizlik şirketleri adana temizlik şirketleri mersin temizlik şirketleri ankara temizlik şirketleri adana klima servisi fethiye klima servisi bodrum klima servisi antalya klima servisi sultangazi klima servisi

Asr Suresi Türkçe ve Arapça Okunuşu, Anlamı, Tefsiri - Kayaşehir İstanbul

26 Nisan 2024 - 21:05

Asr Suresi Türkçe ve Arapça Okunuşu, Anlamı, Tefsiri

Asr suresi 103. sure ve 3 ayetten oluşur. En kısa surelerden biridir. Asr, ikindi vakti, çağ, uzun zaman demektir. İnsanlara verilen nasihlerin özü sayılır. Kısalığı sayesinde namazlarda okunan en çok dualardan biridir. Bu nedenle vatandaşlar tarafından araştırılmakta ve rahatça ezberlenmektedir.

Son Güncelleme :

18 Şubat 2022 - 10:58

Asr Suresi Türkçe ve Arapça Okunuşu, Anlamı, Tefsiri

Asr suresi 103. sure ve 3 ayetten oluşur. En kısa surelerden biridir. Asr, ikindi vakti, çağ, uzun zaman demektir. İnsanlara verilen nasihlerin özü sayılır. Kısalığı sayesinde namazlarda okunan en çok dualardan biridir. Bu nedenle vatandaşlar tarafından araştırılmakta ve rahatça ezberlenmektedir.

Asr suresi Mekke döneminde indirilmiştir. Müminleri sonsuz üzüntü ve hüsrandan kurtulmanın yollarını anlatmaktadır. Rivayete göre Ashâb-ı kirâmdan iki kişinin karşılaştıkları zaman birbirlerine Asr sûresini okumadan ve ardından selâm vermeden yollarına devam etmezlermiş. Bu faziletleri ve önemi nedeniyle Asr suresi internette en çok aranan surelerden biridir.Bizler de bu haberimizde -Asr suresi, Asr suresi Türkçe ve Arapça okunuşu, Asr suresi Türkçe meali (anlamı), Asr suresi tefsiri nedir?- sorularına cevaplar hazırladık. İşte, detaylar.

ASR SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞU

Bismillahirrahmânirrahîm.

1- Vel asr

2- İnnel insane le fi husr

3- İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis sabr.

Asr Suresi

ASR SURESİ TÜRKÇE ANLAMI

1- Asra yemin ederim ki,

2- İnsan gerçekten ziyandadır.

3- Ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır.

ASR SURESİ TEFSİRİ

Asr (asır) kelimesi isim olarak “mutlak zaman, içinde bulunulan zaman, karn (80 veya 100 yıllık zaman dilimi), gece, sabah, akşam, ikindi vakti, ikindi namazı, bir neslin veya bir hükümdarın, bir peygamberin yaşadığı zaman dilimi, bir dinin yaşandığı dönem” gibi mânalarda kullanılır. Müfessirler burada zikredilen asr kelimesini ikindi vakti, ikindi namazı, mutlak zaman, Hz. Muhammed’in asrı ve âhir zaman gibi farklı şekillerde tefsir etmişlerdir. Bize göre bunlar içinde sûrenin içeriğine ve mesajına en uygun düşeni “mutlak zaman” anlamıdır. Buna göre sûrenin başında zamana yemin edilerek onun insan hayatındaki yerine ve önemine dikkat çekilmiştir.

Çünkü zaman, kendisi zaman üstü olan Allah Teâlâ’nın yaratma, yönetme, yok etme, rızık verme, alçaltma, yüceltme gibi kendi varlığını ve sonsuz kudretini gösteren fiillerinin tecelli ettiği bir varlık şartı olması yanında, insan bakımından da hayatını içinde geçirdiği ve her türlü eylemlerini gerçekleştirebildiği bir imkân ve fırsatlar alanıdır. Yüce Allah böyle kıymetli bir gerçeklik ve imkân üzerine yemin ederek zamanın önemine dikkat çekmiş; onu iyi değerlendirmeyen insanın sonunun, 2. âyetteki deyimiyle “hüsran” (ziyan) olacağını hatırlatmıştır. Burada “ziyan”la âhiret azabı kastedilmiştir. Çünkü zamanı ve ömrü boşa geçirmiş insan için en büyük ziyan odur (bk. İbnşûr, XXX, 531). Sûrede bu ziyandan ancak şu dört özelliğe sahip olanların kurtulacağı ifade edilmiştir:

a) Samimi bir şekilde iman etmek (iman hakkında bk. Kur’an Yolu, Bakara 2/256; Nisâ 4/136-137);

b) Dünya ve âhiret için yararlı işler yapmak, yani din, akıl ve vicdanın emrettiklerini yerine getirmek, yasakladıklarından kaçınmak;

c) Hakkı tavsiye etmek;

d) Sabrı tavsiye etmek.

İkinci şıktaki “iyi işler”in içinde hakkı ve sabrı tavsiye etmek de vardır; fakat bunlar, hem bireyin erdemini ve hemcinslerine karşı sorumluluk bilincini yansıttığı hem de bireyi aşarak toplumsal yararlar doğurduğu için önemi dolayısıyla ayrıca zikredilmiştir (hak için bk. Bakara 2/42; sabır için bk. Kur’an Yolu, Bakara 2/45). Hakkı ve sabrı tavsiye buyruğunda, bu görevlere kişinin öncelikle kendisinin uyması gerektiği anlamının da bulunduğu kuşkusuzdur. Bu husus, her akıl ve iz’an sahibi tarafından kolayca anlaşılıp benimsenecek kadar açık olduğu için âyette bunun özellikle belirtilmesine gerek görülmediği anlaşılmaktadır.

Ayetteki hakkı ve sabrı tavsiye, eğitimin önemine ve mahiyetinin nasıl olması, amacının ne olması gerektiğine de ışık tutmaktadır. Çünkü her eğitim faaliyeti sonuçta bir tavsiye yani nasihat ve irşaddır. Doğru bir eğitim faaliyetinin amacı ise insanlara inançta, bilgide ve ahlâkta hakkı yani gerçeği ve doğruyu aktarmak; bunun yanında hayatın çeşitli şartları, maddî ve mânevî zorluklar, saptırıcı duygular, hata ve suç sebepleri karşısında da kişiye sabır ve dayanıklılık aşılamaktır. Hakkı ve sabrı tavsiye, toplumsal hayat ve birlikte yaşamanın getirdiği bütün ahlâkî görevleri içine alan geniş kapsamlı bir görevdir. Hakkın karşıtı bâtıldır; bâtıl ise inanç ve bilgide asılsızlık ve yanlışlığı, ahlâkta kötülüğü içine alan bir kavramdır. Ayrıca hak, adaletle de yakından ilişkilidir. Bu açıdan âyette insanların âdil olmaları ve adalet düzeninin, yani herkesin hakkına razı olduğu ve herkesin hakkının korunduğu bir toplumsal düzenin kurulmasına katkıda bulunmaları gerektiği de anlatılmaktadır. Sonuçta kul, sûrede sıralanan dört ilkeden iman ve sâlih amel sayesinde Allah’ın hakkını, hakkı ve sabrı tavsiye ile de kulların hakkını ödemiş olur.

Görüldüğü gibi Asr sûresi en kısa sûrelerinden biri olmakla birlikte Kur’an-ı Kerîm’deki bütün dinî ve ahlâkî yükümlülüklerin, öğütlerin özü sayılmaya değer bir anlam zenginliğine sahiptir. Bu sebeple İmam Şâfiî’nin sûre hakkında, “Şayet Kur’an’da başka bir şey nâzil olmasaydı, şu pek kısa sûre bile insanlara yeterdi. Bu sûre Kur’an’ın bütün ilimlerini kucaklıyor” dediği nakledilmiştir (bk. İbn Kesîr, VIII, 499; Muhammed Eroğlu, “Asr Sûresi”, DİA, III, 502). Mehmetkif Ersoy’un deyişiyle Asr sûresi bize şunu anlatır:

“Hâlikin nâ-mütenâhî adı var en başı Hak

Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak

Hani ashâb-ı kirâm ayrılalım derlerken

Mutlaka sûre-i ve’l-Asr’ı okurmuş bu neden?

Çünkü meknûn o büyük sûrede esrâr-ı felâh

Başta îmân-ı hakîkî geliyor sonra salâh

Sonra hak sonra sebât: İşte kuzum insanlık

Dördü birleşti mi yoktur sana hüsrân artık”

(Safahât, İstanbul 1944, s. 419).

Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa:682-684

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.